Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), Türkiye’de otomobil satışlarının baskı altında kalmasına neden olan yüksek vergi sistemine karşı ses yükseltti. Dernek, sektörün sürdürülebilirliği ve tüketiciye erişilebilir fiyatların sunulabilmesi için vergi oranlarının yeniden düzenlenmesini talep ediyor.
Türkiye otomotiv pazarında hareketliliğin zayıfladığı, satışların durağanlaştığı bir dönemde sektör temsilcilerinden dikkat çekici açıklamalar gelmeye devam ediyor. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), son aylarda yaşanan satış düşüşlerini değerlendirerek, sektörün karşı karşıya olduğu temel sorunları kamuoyuyla paylaştı. ODMD Başkanı, özellikle yüksek vergi oranlarının otomobil satışlarını olumsuz etkilediğini belirterek, bu yükün azaltılması gerektiğini vurguladı.
Sektörde Daralma Sinyalleri Güçleniyor
2023’ün son çeyreğinden itibaren gözlemlenen satış yavaşlaması, 2024’ün ortalarına gelindiğinde daha net bir şekilde hissedilmeye başlandı. ODMD verilerine göre, Türkiye otomotiv pazarında yılın ilk yarısında geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 25’lik bir daralma yaşandı. Bu düşüşte en büyük etkenin, döviz kuru artışlarıyla birlikte daha da yüklenen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV) gibi dolaylı vergiler olduğu ifade ediliyor.
Tüketici Alım Gücü Zayıfladı
Otomobil fiyatları hem üretim maliyetlerindeki artış hem de vergi yükü nedeniyle ciddi oranda yükseldi. Orta segment bir aracın dahi fiyatı 1,5 milyon TL bandını aşarken, tüketici için ulaşılabilir otomobil kavramı neredeyse anlamını yitirdi. ODMD, özellikle gençlerin ve dar gelirli kesimlerin sıfır araç sahibi olma hayallerinden uzaklaştığına dikkat çekiyor.
ODMD’den Vergi Sistemi İçin Reform Talebi
ODMD, sadece kısa vadeli satış hedeflerinin değil, uzun vadede sektörün sağlıklı şekilde büyümesi için de yeni bir vergi düzenlemesinin şart olduğunu savunuyor. Dernek yetkilileri, mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını, Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye’deki vergi oranlarının fazlasıyla yüksek kaldığını belirtiyor. Bu durumun hem iç pazarı daralttığını hem de üretici yatırımlarını sınırladığını ifade ediyorlar.
İkinci El Piyasasında da Durgunluk
ODMD’nin uyarılarına paralel olarak ikinci el otomobil piyasasında da hareketlilik azalmış durumda. Sıfır araç fiyatlarındaki artış ikinci ele olan ilgiyi artırsa da, krediye erişimde yaşanan sıkıntılar ve genel ekonomik belirsizlikler, bu piyasada da frene basılmasına neden oldu. Satış süreleri uzadı, fiyatlar durağanlaştı.
Vergi İndirimi Olursa Ne Olur?
ODMD’ye göre, vergilerin düşürülmesi durumunda otomobil fiyatlarında kayda değer bir gerileme yaşanabilir. Bu da tüketicilerin yeniden araç satın almaya yönelmesini sağlar. Ayrıca sektöre olan güven artar, üretim ve istihdam desteklenmiş olur. Vergi gelirlerinde kısa vadeli düşüş olsa da, uzun vadede artan satış hacmiyle bu kayıp dengelenebilir.
Sektör Temsilcileri Harekete Geçmeye Hazır
ODMD, konuyla ilgili hükümet yetkilileriyle görüşmelere açık olduklarını belirtiyor. Sektör temsilcileri, çözüm odaklı önerilerle masaya oturmaya hazır. Amaçlarının sadece şikâyet etmek değil, Türkiye otomotiv sektörünü sürdürülebilir hale getirecek yapısal değişikliklerin önünü açmak olduğunu vurguluyorlar.
Yatırımların Geleceği de Tehlikede
Yüksek vergi politikalarının sadece tüketiciyi değil, üretici ve yatırımcıları da olumsuz etkilediğini belirten ODMD, bu durumun Türkiye’nin otomotivde bir üretim ve ihracat merkezi olma hedefini de tehdit ettiğini savunuyor. Elektrikli araçlara geçiş süreciyle birlikte dünyada yeniden şekillenen otomotiv yatırımlarında Türkiye’nin payını artırabilmesi için daha cazip bir pazar ortamı sunması gerektiği belirtiliyor.
ODMD’nin bu çağrısı, sadece bir sektörün değil, geniş bir ekonomik alanın yeniden yapılandırılması gerektiğini gösteriyor. Vergi sisteminde yapılacak adil ve dengeli bir reform, hem tüketiciyi rahatlatabilir hem de Türkiye otomotiv sektörünü küresel rekabette güçlü bir konuma taşıyabilir.
ChatGPT’ye sor